Yale Üniversitesi’nde yapılan yeni bir araştırma, tedaviye dirençli beyin kanserlerinin farklı mutasyonlar geliştirdiğini ortaya koydu.
Gliomalar ve Tedavi Direnci
Beyin kanserleri arasında yer alan gliomalar, tedavi sonrası hastalarda sıkça tekrarlayan bir kanser türüdür. Bu tür kanserler genellikle daha agresif yeni tümörler oluşturmakta ve hastaların çoğu bu hastalığa yenik düşmektedir. Önceki araştırmalar, tedavi sonrası kalan kanser hücrelerinin hayatta kalıp tedaviye uyum sağlayarak yeniden çoğaldığını göstermekteydi.
Farklı Mutasyonlar, Farklı Tedavi Stratejileri
Yale Tıp Okulu’ndan Roel Verhaak ve ekibinin Nature dergisinde yayımlanan çalışması, astrocytoma ve oligodendroglioma adı verilen iki glioma türünün, tedaviye direnç geliştirdikçe radikal farklı mutasyonlar geliştirdiğini ortaya koydu. Verhaak, “Tedaviye yanıt olarak ortaya çıkan tipik değişikliklerin neler olduğunu bulduk. Şimdi, bunları tahmin edebilir miyiz?” dedi.
Çalışmanın Yöntemi
Verhaak ve ekibi, 10 farklı ülkeden yaklaşık 180 kişiden alınan DNA örneklerini inceledi. Her hastadan, tanı anında ve kanserin nüksettiği dönemde iki set örnek toplandı. Araştırmacılar, iki örnek arasındaki DNA karşılaştırmaları ile kanserin tedaviler arasında hangi mutasyonları geliştirdiğini gözlemledi. Sonuçlar, geri dönen gliomaların, öncekilerden çok daha fazla mutasyona uğradığını doğruladı.
Özelleştirilmiş Tedavi Yaklaşımları
Astrocytoma türü, genellikle DNA kopya mutasyonları açısından olağanüstü sayıda değişiklik gösterirken, oligodendrogliomalar ise tek nokta mutasyonları geliştirmektedir. Verhaak, bu farklılıkların, gelecekteki glioma tedavilerinin tür spesifik olması gerektiğini vurguladı. Örneğin, hormon reseptör pozitif meme kanseri tedavisinde kullanılan ribociclib ilacının astrocytoma tedavisinde başlangıç noktası olabileceği düşünülmektedir.
Beyin Kanseri Tedavisindeki Zorluklar
Beyin kanserleri, ABD’de yeni tanı konan kanserlerin yalnızca %1’ini oluştursa da, sağlık üzerindeki yükü oldukça fazladır. Gliomalar, genellikle cerrahi, kemoterapi ve radyasyon kombinasyonları ile tedavi edilmektedir. Ancak, özellikle virülan kanser hücreleri tedaviye direnç göstererek hayatta kalmakta ve çoğalmaktadır. Verhaak, bu durumun tedavi sürecini zorlaştırdığını belirtti.
Gelecek Umutları
Bu araştırma, beyin kanseri hastaları için daha iyi tedavi yöntemlerine katkıda bulunabilir. Verhaak, “Tedaviye yanıt olarak tipik değişikliklerin neler olduğunu bulduk. Şimdi, bunları tahmin edebilir miyiz?” sorusunu gündeme getirdi. Araştırmanın, beyin kanseri tedavisinde yeni kapılar açması bekleniyor.
