1. Haberler
  2. EKONOMİ
  3. Bankacılık Denetimi: Başarısızlıkların Yönetimi

Bankacılık Denetimi: Başarısızlıkların Yönetimi

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Son raporlara göre, bankacılık denetimi, başarısız bankalarla başa çıkmada kritik bir rol oynamaktadır.

Denetimin Temel Rolleri

Bankacılık denetimi, finansal sistemin sağlığını korumak amacıyla mali kurumları izler ve düzenleyici uyumu sağlar. Denetimin, sorunlu bankalarla başa çıkmada iki temel ekonomik amacı bulunmaktadır: bilgi üretimi ve disiplin. Denetçiler, bankaların finansal tablolarındaki sert bilgileri doğrulama yetkisine sahip olup, kayıpların tanınmasını zorunlu kılabilirler.

Denetim, bankaların zayıf durumda olduğunu tespit ettiklerinde kayıpların tanınmasını, yeniden sermayelendirilmesini veya bankanın kapatılmasını talep etme yetkisine sahiptir.

Bankaların Kapatılması ve Denetim Kararları

Son yıllarda, bankaların çoğunlukla Cuma günleri kapandığı gözlemlenmiştir. 2000 yılından bu yana 557 ticari banka iflas etmiştir ve bunlardan yalnızca 28’i Cuma dışındaki bir günde kapanmıştır. Kapanan bankalar genellikle başka bir banka tarafından satın alınmaktadır ve bu satın alma işlemi, iflasın resmi olarak gerçekleşmesinden önce düzenlenmektedir.

Piyasa güçlerinin, yani mevduat çekişlerinin, banka kapanmalarını nadiren tetiklediği görülmektedir. Bu durum, mevduat sigortası ve diğer hükümet müdahaleleri ile ilişkilidir.

Sert Bilgi ve Denetim

Denetimler, sorunlu bankaların kapanma kararlarını genellikle düşük rapor edilen özkaynak ve risk altında olduğuna dair değerlendirmelere dayanarak almaktadır. Araştırmalar, bir bankanın kapanma olasılığının, özkaynak varlık oranı ile yakından ilişkili olduğunu göstermektedir.

Özellikle, özkaynak varlık oranı %5’in altında olan bankaların kapanma olasılığı büyük ölçüde artmaktadır; %2’nin altına düşen bankalar için bu oran %70’e çıkmaktadır.

CAMELS Değerlendirmeleri ve Özsermaye

Denetim, bankaların finansal sağlığını değerlendiren CAMELS puanları ile özkaynak varlık oranları arasında sıkı bir ilişki olduğunu göstermektedir. Düşük özkaynak varlık oranına sahip bankalar genellikle daha düşük CAMELS puanları almaktadır.

Bu durum, bankaların finansal tablolarında belirgin bir bozulma yaşandığında puanların düşmesiyle ilişkilidir. Örneğin, %4’ün altında özkaynağa sahip bankalar genellikle yetersiz veya kritik yetersiz olarak değerlendirilmekte, bu da finansal sağlıklarının zayıf olduğunu göstermektedir.

Denetim ve Bilgi Üretimi

Denetim, bankaların kamuya açık finansal tablolarındaki sert bilgileri şekillendirmede aktif bir rol oynamaktadır. Denetim sırasında, bankaların daha önce sundukları finansal raporları revize etme olasılığı artmakta, bu da bankaların iflas etmeden önceki süreçte, raporlarını yeniden gözden geçirmelerine neden olmaktadır.

Özellikle, bir bankanın iflasından beş yıl önce, özkaynak varlık oranında ortalama %8’lik bir düşüş yaşandığı gözlemlenmektedir.

Denetim Sertliği ve Esneklik Arasındaki Denge

2008 Küresel Finansal Krizi sırasında yapılan analizler, daha sıkı denetim uygulamalarının bankaların daha fazla kayıp tanımasına ve daha düşük özkaynak bildirimine yol açtığını göstermektedir. Ancak, bu durum aynı zamanda bankaların kapanma olasılığını artırmaktadır.

Daha sıkı denetim, FDIC için iflas maliyetlerini düşürse de, kredi arzını kısıtlayarak ekonomik büyümeyi tehdit edebilir. Denetim, piyasa disiplininin zayıfladığı durumlarda, kredi arzını koruma ve bankaların toparlanmasına olanak sağlama arasında bir denge kurmalıdır.

Bankacılık Denetimi: Başarısızlıkların Yönetimi
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter